tamamen zamanı boşa geçirmek için düzenlenmiş bir blogtur. çok üstünde durmayınız, gülüp geçiniz.
Merhamet, cömertlik, muhabbet, çalışkanlık, tevazu, sadakat ve cesaret. Bunların hepsi karşılıksızdır. İnsanı müebbet tesellisizliğe mahkum eder. Ve tabii ki öldürür.” Yazarın 7 Ölümcül Sevap adını verdiği liste.
Ruhi Mücerret - Murat Menteş1. Düşünüp sorgularsan yerinde duramazsın.
2. İnsanların cehaleti karşısında dehşete kapılma, korkunç üsluplarının enerjini çalmasına izin verme.
3. Elin yüzünde, gözlerin kapalı yapmacık bir neşeyle konuşmanın seni kaç adım nereye doğru götüreceğini hesaplama.
4. Her şeyi kontrol edemezsin, sınırlarını zorlama.
5. Aklından “x insanlar listesi” yapma huyundan kurtul.
6. Şu an arada kalmışlığın şeklen tam karşılığısın evet, ama tarafını seçebilirsin. ..veya seçmesen daha iyi onu bilemedim şimdi.
7. Çöpten kedinin fırlamasıyla başlayan ve çöpten kedinin fırlamasıyla biten bir günden çok şey bekleme.
mozart ve graham bell..
(Source: camelsoftabaglihayat, via bibucukiskender)
from Camel Soft'a Bagli Hayatfrom Duble'nin Dilemmasıİbrahim Abi beni ava götürürdü, kuş vururdu. Böyle yine gittiğimiz bir gün, elinde tüfeği vardı. Tam böyle kumruya nişan aldı, o sırada, o kumrunun erkeği çıkageldi, ateş etti, dişi kumru düştü, öldü, öyle yatıyordu yerde, ben ona bakakaldım. Sonra erkek kumru gözden kayboldu. Çok çaresizdi. Babam gözden kaybolana kadar takip etti onu sonra vazgeçti onu vurmaktan. Öldürmedi. İndirdi tüfeğini. Noldu lan senin aşık kumru kaçmış? Yok. AŞIKLAR TELEF OLUR, KAÇAMAZ. Sonra erkek kumru böyle kapadı kanatlarını, vazgeçti uçmaktan, sapladı kendini yere. Paramparça oldu, öldü. Ben öyle ona bakakaldım. Ne yani şimdi, aşkından öldürecen mi kendini? Yok, hayvanlar ölür, aşıklar ölmez.”
umut etmek, bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir çünkü acıyı arttırır” diyenler yanlış söylemişler. umut, acıyı arttırmaz. çünkü umut etmek son noktadır. zaten o kadar çok acı çekiyorsundur ki yaşamak için elinde kalan tek şey umut etmektir. ondan sonrası yoktur. her şeye yeniden başlamak. bu ihtimal insanı hayatta tutar. umut etmeyi aşağılayanlar yeniden başlayamaz. onlar yeniden başlamaya cesaret edemeyen korkaklardır. onlar dünyada iyiliğin bittiğini zannederler, yanılırlar. onlar, umut etmeyi bırakanlardır. beklediğinin gelmeme ihtimalini göze alma pahasına umut etmeye devam etmek. işte bu yüzden hem bıçaktır hem yaradır umut etmek. bıçağınla kendi yaranı deşersin, eğer cesaretin varsa. peki, yarana bakmaya cesaretin var mı?
aziz bey - şubat* Buraya uzun zamandır bir şey yazmadım. Vakitsizlik, isteksizlik, gereksizlik gibi mazeretler uydurulabilir. Yazmayalı o kadar çok şey değişti ki..
* Sanırım hafızama bir şey oldu, geçmişim sisin içinde kaybolmuş gibi. Çok değil 4-5 ay öncesi dışında her şeyin üzerinden çok uzun seneler geçmiş sanki. Demek ki hayatımın bir dönemi açılamayacak şekilde kapanmış. Acısıyla tatlısıyla bitmiş, bir sandığa kaldırılmış. Biraz boş kalıp sakince irdeleyince her şey daha net görünüyor. Tekrar tekrar idrak ediyorum, bir dönem resmen tamamen bitmiş. Nasıl olur nasıl biter, tekrarı yok mu yani, geri dönüşü yok mu? Yok. Olmasın da zaten. Şükürler olsun ki kötü hatırlayacağım bir şey yok.
* O zamandan kalma oraya buraya yazılmış şeylere baktıkça hatırlıyorum tabii, neler yaşanmış neler düşünülmüş diyorum. Şimdi bakınca neden öyle yapmışım, neden öyle olmuş diyeceğim çok şey var ama tarih olayların geçtiği zamana göre incelenmeli değil mi, ben de kendi kişisel tarihim için o dönem öyle olması gerekiyormuş olmuş diyorum o yüzden.
* Yapmamaya çok dikkat etmeme rağmen gene büyük konuştum, atıp tuttum ve bu sefer çark etmeme kadar geçen süre yalnızca 4 gün oldu. En yakın arkadaşlarımdan birine “Galiba ben de dayanamayacağım, bu olacak gibi değil sen haklıydın.” dedim ve böylelikle planlarımızı daha sağlam yapmamız gerektiğini gördüm.
* Birkaç küçük dünyam vardı. Birinden diğerine küçük sıçrayışlarla geçip hiçbir uyum sorunu çekmeden yaşayıp gidiyordum ama artık ulaşım için küçük sıçramalar yeterli olmuyor ve ciddi, yer yer sancılı süreçlere ihtiyaç var. Bunu reddedersen dünyalar arasındaki boşluğa düşüverirsin. İşte tam da bu boşluğa düşmemek için bir şeyler yapmak lazım. Biliyorum çok zor, yolun sonunu da göremiyorum ama denemek zorundayım. Riskse risk, “o”, çarpı şeklindeki hedefimde durduğu müddetçe her şeye değer.
* Gün geçtikçe o kadar çok olmasına ihtimal vermediğim şeyler meydana geliyor ki her seferinde tamam diyorum, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, dünyanın sonu geliyor herhalde.. Şimdiye kadar gelmedi çok ilginç. Yine diyorum, bu sefer kesin. Umarım yine yanılırım, gelmez.
* Bir de son zamanlarda çok sık dönüm noktaları, yol ayrımları oluyor. Bu bitmez, zaman geçmez derken bakıyorum yine bir şekilde devam etmişim. Biraz dört ayak üzerine düşme durumu söz konusu galiba. Her seferinde durum ve çözüm daha ciddi hale geliyor. Lütfen sıradakilerin de altından kalkabileyim. Galiba bu en ciddilerinden, daha ciddilerinin önünü açma ihtimali olan hem.. Dolayısıyla hasarsız veya en az hasarla atlatılırsa önümü epey görmemi sağlayacak. Lütfen öyle olsun.